• ANASAYFA      DEFTERE YAZ      DEFTERİ OKU
  •   |  
    Mesaj Ekleyen:
    misak manusyan

    Yer:
    Kesmetepe

    Tarih:
    16 Kasım 2011, Çarşamba 12:36

    Alıntı Yap: misak manusyan

    merhabalar... Dindarcoban ben sana sunu söyleyeyimki ben cobanligi kücümseyen bir insan degilim, cünkü cobanlik insanligin en duru, temiz, özentisiz halidir. Doga ananin gerektirdigi gibiler. Positivist August Comtenin savundugu gibi bilimsel gercekler sadece gözlemlerle elde edilebilinilir. Bu anlamda cobanlar dogayi en iyi gözlemleyen, en iyi adepte olanlardir. Onlarin durulugu bundandir. Dogayi kavramis, özümsemis ve yasamin gerceklerini algilamis, barisik insanlardirlar. Bu anlamda cobansan ne mutlu sana. Dindarliga gelince, din felsefesini kavrayan insan mülaim olandir, cünkü semavi dinlerden bu yana hic bir dinin temasinda kötülük olmamis ve beraber yasamayi mümkün kilan yasalarin yerini doldurmuslardir. Sana göre tanridan veya allahtanda geldigine inansan- ki senin icin öyledir, köttülük yoktur, güzellik vardir bunda. Ne zamanki din siyasete alet edilirse o zaman felsefesini, özünü yitirir din. Örnegin ortacagi düsün, güya yapilanlar tanri icindi ama insanlik disiydi. insanlik disi olan bir sey tanri veye allah icin olamaz. Ayni sey bütün dinler icin gecerli. Senin dindar olman seninle allah arasindaki bir olay, cok vurgulaman gerekmez. Dini cok iyi özümsemissen ne mutlu sana. Bir insanin dinini veya inancini yargilamak cok nahos ve getirisi olmadigi gibi insani da körelten vede din disi bir seydir. Onun icin seninle dini tartismayi seninde belirtigin gibi cok yersiz ve nahos olurdu. Bana arastirmayi tarif ediyorsun, cok tesekkür ederim tavsiyen icin. Sunu herkes kabullenmeliki tarihte yapilan hatalar karsiliklida olmus olabilir. Olmamis demek yanilgidir zaten. Ama ermeniler vatandas ve eylemi yapan devletti. Burda halki yargilamak, suclamak yersizdir. Bir devletin vatandasina güc kullanmasi yanlistir. Devletin varolus nedeni huzuru saglamak, orta yolu herkes icin bulmaktir. güc-monopolini elinde tutan odur. Bu onun en kutsal görevidir ve bunu icin varedilmistir, bunun icin vergi alir.. Simdi eger ermeniler devlet olsaydi ve kendinden olmayan vatandasina- türklere ayni seyi yapsaydi ben o zamanda bu söylemlerimi tekrarlar, karsi cikardim. Ben önceden belirtigim gibi kominist görüse sahip bir insanim. Ulus, din kavram bende cok anlam ifade etmiyor. O yüzden suna hep kizmisim ve anlam verememisim, su cagda bile türkiye halen kürtleri asimile etmeye calisiyor ve baris yerine silah kulaniyor. Ölen bu halkin cocuklari, her iki taraf icin. Bu is emin ol silah tüccarlarindan baska hic kimseye bir sey getirmedigi gibi silah tüccarlarina canak tutulmus oluyor. Sizler o bölgelerde halk olarak hic bir sorun yasadinizmi? hayir. Dünyadaki bütün politikacilari öldürün halklar cok güzel beraber yasar ve anlasirlar, sorun yok bunda... insan böyle makul düsününce insandir. Ozaman dinide güzel yasar, hayatida... ben seninde iyi bir insan oldugunu düsünüyorrun ve o yüzden dikkate alip sana böyle yaziyorum. seni kötü, cahil bir insan olarak algilasaydim, dikkate alipta yazmazdim sana. sana ve anlayisina saygi duyuyorum. Evet bir gelecegim oralara ve seninle tanisabilirim umarrim. Sende köyünün ismine layik bir sekilde misafir edersin beni bunuda iyi biliyorum, cünkü biz ayni topraklardan beslenmis iki kardes insaniz ve yeterki insan sevgisi, olsun herseyden önce... saygilarimla dindarcoban kardesim, arkadasim.. herkese selamlar....
    Yukarı  
     
    Mesaj Ekleyen:
    Dindarçoban

    Yer:
    Kesmetepe

    Tarih:
    16 Kasım 2011, Çarşamba 11:22

    Alıntı Yap: Dindarçoban

    selamünaleyküm madem müslüman bir çoban olarak geçen misak manusyan kardeşimin ilk yazısına hiddetle bir yorum yaptım. Haklı nedenlerim vardı, ama misak manusyan kardeşim inşallah birgün Allah rahmetini üzerine eder, kendince haklı nedenlerini ve öğrendiği tarihi bilgilerini anlatarak kendini ifade etmiş, öncelikle müslüman bir insan olarak kırıcı kelime kullandığım için herkesten ve misak manusyan dan özür dilerim. Ama misak manusyan kardeşim gayri müslim tebanın osmanlıdaki zanaat ve yaşantısı konsunda haklısın lakin İSLAM da zorlama ve osmanlıda zorla müslüman yapma diye birşey olmadı, eğer ALLAH nasip ederde sen tarafsız tarih, islam ve Kuran-ı Kerim i de araştırırsan senin yanıldığın yada yanıltıldığın gerçekleri görürsün, ben bir dine bir ırka hakaret, küfür etme gibi bir lüksüm yada kendimde böyle bir hakkım olduğunu görme gibi bir saygısızlığım olmaz, lakin tarihi gerçekler bazıları şahsen bazıları ırken bu devlete millete ihanet etmiştir. Osmanlı ve Türkiye tarihinde kesinlikle ve kesinlikle utanılacak bir tarih olmamıştır, hiçbir ırkı dini dili zorla asimilasyon yapılmamıştır, zorla kimse müslüman yapılmamıştır, adelet özgürlük laik yaşam olmuştur ki ermeni vatandaşlar devlet kademesinin her kesimene kadar ilerlemiştir, tıpkı şuan türkiyede yaşan bütün ırkların her kademede olduğu gibi...fazla bilgim konuşacak sözüm yok malum dindar bir çobanım boş tenekede de çok ses gelir diyerek uzatmadan misak manusyan kardeşim en az 150 yıllık tarihi geçmişi sana canlı tanıdıklardan söylerim geri kalanını belgeler bulunur :) misak manusyan kardeşim mağaralar çok faydalı yerler kimisine göre sadece çobanların uğradığı yer olsada tarihin ayakta duran nadir gerçek tanıkları okumasını görmesini bilecene çok şeyler katarlar. Senin siyasi yada fikri görüşün yaşantın seni bağlar, benim yargılamam yanlış olur. ama misak manusyan kardeşim gel gez gör adımız zaten mehmanlı misafir perveriz köyümüzün yaşantısını insana değer verişimizi gel gör, şahsınıza karşı söylenmiş kırıcı bir kelime hissettiyseniz tekrar özür niyetimiz kırmak değil, bizler aleme gül olan bir peygamberin ümmetiyiz ALLAH nasip ederse, sizi köyümüze islama her zaman bekleriz, ne acı ki tarihi gerçekler insanı hissi davranmaya yitiyor, sadık bildiği insandan kendilerine yapılan zulümleri gören vatandaşların sözlerini anlattıklarını ve bilenen tarihi gerçekleri size biraz sert yazdım, tabi sizde bana yazdınız. Malum ben zeki çok okumuş insan olsam çoban olmazdım bilgim bu kadar herkese ve misak manusyan kardeşime selamlar.. Not:Bi süre dağlardayım nete giremez yorum yazmazsam özür...
    Yukarı Mail: dindarçoban@hotmail.com 
     
    Mesaj Ekleyen:
    misak manusyan

    Yer:
    Kesmetepe

    Tarih:
    15 Kasım 2011, Salı 18:08

    Alıntı Yap: misak manusyan

    Öncelikle Memet bey size cok tesekkür ederim, kulanmis oldugunuz güzel üslup icin. Bu tür konular söz konusu olunca insanlar insanliklarini bir kenar birakip bir ulusa, bir halka, bir inanca „Hain“ kelimesini kullanabiliyorlar tipki „dindancoban“ arkadas gibi. Ben Keysun isminide cok duydum. Benim bildigim kadariyla sizin köyede „Ermenli“ ismi bile kullaniliyormus bir zamanlar. Tabiki insan magaralara dayanarak fikir yürütecek olursa o köy dindarcobanin idia ettigi gibi 150 yillik oldugunu kabullenmesi olasi degildir. Net deliler arsivlerde mevcuttur. Ama ulasmak onlara mesele. Devlet arsivleri acik degil malesef.
    Dindarcobana gelince anlasilan kullandigi kavramlarin kargasindan habersiz, beni emperyalist, siyonist diye tanimlamis dogrusu bravo! Emperyalizmle siyonizm uyusmayan iki ayri zit denilecek kavramlar. Emperyaliz ulus tanimaz, siyonizmde Katholik yahudilerin olusturdugu bir akim. Yahudi olmak anne kaniyla gecer yani babanin yahudi olmasi bir sey ifade etmez, eski misirdan kalma bir anlayis. Firavun soyu olmak demek annenin firavun soyundan olmasi demekti ve sadece onlar kral olabiliyorlardi. Bu durumda benim bir siyonist olmam imkansiz cünkü ben ermeniyim. Ayriyetten hangi dinde bir ulusu hain diye hakaret etmek caizdir, hangi tanri anlayisi bunu hos görür ve küfür olarak kabul etmez, ederse nasil bir inanctir bu anlamadim. Ermenilerin Osmanlidaki Askerrlik durumuyla ilgili olarakta; tarih konuşmalarında, son dönemlerde bilinçli bir şekilde yapılan yanıltmalardan biri, özellikle Ermeni askerler ve genelde gayri Müslim askerlerin, Osmanlı Ordusunda yer almadıkları, yer aldıkları vakit ise sadece ihanet ettikleri yönünde Dışişleri Bakanından akademik tarihçilere kadar agız birligiyle söylenen tarihi carpıtmadır. Tabi vurgulanan baska bir carpıtma ise; “Osmanlı Ordusu’ndaki Müslüman-Türk askerler dört cephede savaşırken, Ermeniler ve gayri Müslimler cephlerin gerisinde ticaret ve zanaatta kendilerini geliştirdiler. Savaşan Müslüman-Türklerin bu gayri Müslim tebaya göre geri kalışlarının sebebi; Müslüman Türklerin savaşması, Ermeniler ve gayri Müslimlerin savaşmadan, askere katılmadan refah ve huzur içinde ticaret ve zanaatlarını geliştirmişler” gibi anlatılmasıdır.
    Yeniçeri birlikleri 1361-1363 yılları arasında, I.Sultan Murat döneminde kuruldu ve temelde zorla Müslüman yapılmış Hıristiyanlardan oluşuyordu. Nesiller boyu Ermeni çocukları, Osmanlı Devletine hizmet etmek için yaşadıkları yerlerden alındı.
    Müslüman olmayanların İslam Ordusuna (Army of Faith) alınması şeriat ilkelerine aykırı olmasına rağmen, Osmanlı idarecileri, devletin çıkarlarını göz önünde bulundurarak, dini normları çoğu kez göz ardı ettiler ve Hıristiyanları, askeri birlikler içerisinde kullandılar(yaya, lağımcı, mezarcı ve diğer birlikler içinde). Ermeniler, Osmanlı donanmasında paralı asker olarak da hizmet verdiler.
    Yüzyıllar boyunca Ermeni zanaatkarları, Osmanlı Kara Kuvvetleri ve donanmasında hizmet verdi. Saraçlık, terzilik, özellikle tüfek ustalığı ve diğer zanaatların Osmanlı ordusunda saygın yeri vardı.
    9 Kasım 1839'da Gülhane Sarayında, I.Abdülmecit Osmanlı reformlarına dair ilk bildirgeyi, Tanzimat olarak bilinen Hatt-ı Şerifi ilan etti.
    Tarih konuşmalarında, son dönemlerde bilinçli bir şekilde yapılan yanıltmalardan biri, özellikle Ermeni askerler ve genelde gayri Müslim askerlerin, Osmanlı Ordusunda yer almadıkları, yer aldıkları vakit ise sadece ihanet ettikleri yönünde Dışişleri Bakanından akademik tarihçilere kadar agız birligiyle söylenen tarihi carpıtmadır. Tabi vurgulanan baska bir carpıtma ise; “Osmanlı Ordusu’ndaki Müslüman-Türk askerler dört cephede savaşırken, Ermeniler ve gayri Müslimler cephlerin gerisinde ticaret ve zanaatta kendilerini geliştirdiler. Savaşan Müslüman-Türklerin bu gayri Müslim tebaya göre geri kalışlarının sebebi; Müslüman Türklerin savaşması, Ermeniler ve gayri Müslimlerin savaşmadan, askere katılmadan refah ve huzur içinde ticaret ve zanaatlarını geliştirmişler” gibi anlatılmasıdır.Türkiye’deki tarihçilerin Osmanlı Ordusu’ndaki Ermeniler ve Gayri Müslimler üzerine de çalışmamaları, bu çarpıtmaları destekleyen önemli bir faktördür.
    Bu bilinçli tarih çarpıtmasını çürütecek, tarihsel verilerin sunumunu gerekli gördük. Osmanlı İmparatorluğunun oluşum tarihi, Osmanlı askeri sisteminin oluşum ve gelişim süreci ile yakından ilişkilidir. Osmanlı Türkler her zaman işgalci savaş yürüttülerse de, başlangıçta, yeterli askeri güce sahip olmadıklarından, işgal edilen alanlarda azınlık konumunda kalıyorlardı. Kendilerine tabi olan Hıristiyanlar'ın askeri gücünü kullanmak ve askeri birliklerin giderek artan ihtiyaçlarını karşılamak için Padişahlar, “devşirme” adlı özel bir vergi uygulamaya başladılar. Bu insan başına koyulan bir vergiydi. Dahası, sözde penjek olarak bilinen uygulama yürürlüğe kondu ki bu uygulamaya göre; Osmanlı'ya tabi her beş savaş mahkumundan birinin Osmanlı Ordusuna alınması zorunluluğu vardı. Osmanlı yöneticileri güçlü, sağlıklı genç erkekleri askere alıyor, bunlar İslam dinine geçirildikten sonra acemi(tecrübesiz, eğitimsiz) birliklerine gönderiliyorlardı. Burada askeri eğitim alıyorlardı ve aralarından en güçlü, savaşabilecek olanlar yeniçeri birliklerine dahil ediliyordu.
    Yeniçeri birlikleri 1361-1363 yılları arasında, I.Sultan Murat döneminde kuruldu ve temelde zorla Müslüman yapılmış Hıristiyanlardan oluşuyordu. Nesiller boyu Ermeni çocukları, Osmanlı Devletine hizmet etmek için yaşadıkları yerlerden alındı.
    Müslüman olmayanların İslam Ordusuna (Army of Faith) alınması şeriat ilkelerine aykırı olmasına rağmen, Osmanlı idarecileri, devletin çıkarlarını göz önünde bulundurarak, dini normları çoğu kez göz ardı ettiler ve Hıristiyanları, askeri birlikler içerisinde kullandılar(yaya, lağımcı, mezarcı ve diğer birlikler içinde). Ermeniler, Osmanlı donanmasında paralı asker olarak da hizmet verdiler.
    Yüzyıllar boyunca Ermeni zanaatkarları, Osmanlı Kara Kuvvetleri ve donanmasında hizmet verdi. Saraçlık, terzilik, özellikle tüfek ustalığı ve diğer zanaatların Osmanlı ordusunda saygın yeri vardı.
    Osmanlı donanmasının marangozları temelde Ermenilerden ve Yunanlılardan oluşuyordu. XVII-XIX yüzyıllar da İmparatorluğun Amiralliğinin baş nalbantlık görevi Ermeni Demirjibashian ailesine verilmişti. İmparatorluğun barut endüstrisi de bir yüzyıl boyunca ünlü Dadian ailesi tarafından kontrol edildi. Osmanlı Ordusunun temel levazım tedarikçileri Ermenilerdi ve yüzyıllar boyunca ordunun ihtiyaçlarını karşılayıp, boşalan rezervleri doldurdular. Hovhannes bey Khanazat, Abraham Chelebi Aproian, Haji Ohan Yaghecian gibi tedarikçiler, yani Ermeniler, birkaç yüz yıl boyunca İmparatorluğa hizmet ettiler. Ermeniler, Osmanlı Devletinin farklı alanlarında hizmet vermenin yanı sıra, Savaş ve Donanma bakanlıklarında da önemli pozisyonlara sahiptiler. Yosep Vardanian (Vardan Paşa), Karapet Paşa (Tavutian), Hovhannes Paşa (Guyumjian) profesyonel becerilerinden ötürü öne çıkan isimlerdi.
    9 Kasım 1839'da Gülhane Sarayında, I.Abdülmecit Osmanlı reformlarına dair ilk bildirgeyi, Tanzimat olarak bilinen Hatt-ı Şerifi ilan etti.
    Tanzimat’ın verdiği fırsatlardan ve Ordu da Türk doktorlarının bulunmamasında dolayı Avrupa üniversitelerinde eğitim almış Ermeni doktorların, Osmanlı Ordusunda hizmet vermelerine izin verildi. 1841'den sonra Müslüman olmayanların, İmparatorluk Askeri Tıbbi Okulunda eğitim almalarına izin verildi. Bu okulun öncülüğünü 1838 yılında, II. Mahmud' un doktoru olan Manuel Shasian yapmıştı. Çoğu Ermeni askeri doktor bu okulda eğitim aldı. Daha sonra bu doktorlar, İmparatorluk Medikal Şirketini kurdular. Çoğu Ermeni doktor İmparatorluğa verdikleri önemli hizmetlerden dolayı paşa, bey gibi ünvanlar aldılar. Bunların arasında Osmanlı Donanmasında görev yapan ilk Ermeni doktor olan Gabriel Paşa (Sevan), Anton Paşa (Nafielian), Tiran Paşa (Papazian), Hakob Bey (Tavutian), Gaspar Bey (Sinapian) ve diğerleri vardı.
    Askeri doktorların yanı sıra bir dizi Ermeni eczacı ve veteriner de Osmanlı Ordusunun farklı kısımlarında görevlerde bulundular.
    1 Ağustos 1914'de I.Dünya Savaşı başladı. İmparatorluğun bünyesinde bulunan 18-45 yaş arası tüm erkekler askere alındı, bunların arasında altmış bin Ermeni erkeği de vardı, onlar da hali hazırda ordu da bulunan Ermenilere katıldı. Ordu da Ermeni erkekler için koşullar kötü olsa da, onlar görevlerini büyük bir sorumlulukla yerine getirdiler. Ermeni askerler, Savaş komutanı Enver Paşa'yı Sarıkamış'ta esir olmaktan kurtardılar, Enver paşa İstanbul Ermeni Patriği, Zaven Ter Yeghiayan'a bundan dolayı minettarlığını belirten bir mektup yolladı.
    Ayrica Osmanliya en agir gayri müslim – ösür- vergisi vererekte finansman olanlarda ermenilerdi.
    Kuzey Irak meselesine gelince; yahudilerin Talmut dedikleri iki köken anlayisi vardir. Birisi Babylon –babiller- ikincisi Eski-Misir cikisli olan. Babilona gelen yahudiler yahudiligi nation- ulus, inancida musevilik olarak kabul edip misyonerlik yaptilar. Böylelikle o bölgede ilk zamanlar yayginlasti. Ve israil 1948de kurulduktan sonra buradaki 150.000 kadar musevi kürdünü, nufuslarini artirmak icin israile götürdüler. Suan orada musevi yok.
    Bana gelince kendimi anlatayimda dindarcoban tanisin ve tanimlamalari dogru yapsin. Ben ermeni asilli bir koministim. Yani siyonizm ve emperyalizm karsiti bir dünya görüsüne sahibim. Türkiye tarihinde olanlar aci ama bunun sorumlusu hic bir halk degil. O topraklarda bir sürü medeniyet geldi gecti, sümerler, medler, babiller,asurlular, urartular,.. medeniyetler kuruldu ve yikildi bu dogmak ve ölmek gibi birsey. Türkiyede yasan herkeste emin olunki türklük, kürtlük, ermenilik, suryanilik, asuruilik, araplik, farslik, muacirlik…vs vardir. Bu kötü bir sey degil. Zaten milliyetcilik ulus devlet kavram 1798lerdeki fransiz devrimiyle cikti. 200 yil öncesinde yoktu böyle bir sey.. hangi topraklarda yasiyorsan krallik ismiyle anilirdin ve oranin vatandasiydi. Almanlarin fransiz devriminin getirdigi ulus kavramina farkli bakis acisi „ Milliyetcilik“ akimini meydana getirdi. Yani daha 200 yillik bir gecmisi var miliyetcilik anlayisinin. Ve bulastigi toplumu cürüten bir anlayis. Hitler-Almanyasini hatirlayin. Bizim topraklara eskiden oldugu gibi kardesligin serpilmesi sart cünkü biz mezopamyali cok kültürlü bir toplumuz. Savas dindarcobanin dile getirdigi Emperyalizm ayakta kalma metasidir. Halklara tek bir getirisi vardir; ölüm…
    Cok uzun oldu kusura bakmayin, bir gelecegim oralari cok merak ediyorum. Hepinize selamlar ve saygilar…
    Yukarı  
     
    Mesaj Ekleyen:
    dindarçoban

    Yer:
    Gaziantep

    Tarih:
    15 Kasım 2011, Salı 04:02

    Alıntı Yap: dindarçoban

    Mehmet abi müsadenizle; siyasetli, emparyalizimli, siyonizimli ve hain ırklı olduğunu idda eden insana misak manusyana bir kaç sözüm olacak, öncelikle son cümlendeki katliam da kasıtın siz ermeni dedeleriniz mehmanlıya katliyam yapmaya malesef yetişemediler daha çok doğu ve doğu karadenizde çocuk kadın gelin yaşlı hamileye olmadık işkence ve katliyamları yaptılar, çünkü genç erkekler yıllarca cephelerde vatan ve islam için düşmanla şavaşırken sizin dedeleriniz gibi osmanlıda müslüman olmayanlar savaşmaz askere gitmezdi,memleketlerinde kalırdı Ah Ah şu benim gerikalmış siyasetçilerim tarihçilerim bir akıllansalar sizin gibi katliyam yapıp dünyaya bizi katlettiler diye çıngar çıkartan bir hain ırka papuç bırakmazlardı,Elbet bir gün herkes yaptıklarının hesabını verecek, birde mehmanlının malatyadan gelenlerden kimsede alevi ve kürtlük yok ben tarihimi ve aslımı iyi bilirim, benim nenem ilk gelenlerden dediklerinle alakası bile yok misak manusyan ...xy kromozomlarının nasıl gelir nasıl gider nasıl bir ilişkileri var rabbimin mucizesi [:p)] inan kuranı okudukça inanmamak aptallıktır. Haklısın bir bizim köy sahipsizdi bari sen sahiplen o ingilizler kuzey ıraklılarıda yahudi diyor hayırdır BOP projesine bizim köydemi eklendi birden şıp diye düştün misak manusyan ...Deden mehmanlıda hangi evde yaşamış ne iş yapmış onuda öğrendinmi sana ev ev kim var yok sayayım en az 150 yıllık tarihi, saf olmak da güzel melez olmak da lakin hain olmak ne bu dünyada ne diyer tarafta güzel değil, Kimse kusura bakmasın desin ne olacak demesin herkes hattini bilsin.
    Yukarı Mail: mehmanlı@hotmail.com 
     
    Mesaj Ekleyen:
    memet

    Yer:
    Gaziantep

    Tarih:
    14 Kasım 2011, Pazartesi 12:40

    Alıntı Yap: memet

    sayın mısak manusyan siz bazı tarihsel bilgilerden bahsediyorsunuz yabizim büyüklerimizden dinlediklerimizde bazı eksiklikler var yada sizinkinde acaba KEYSUN/ yeni ismi çakırhüyük le kesmetepe yi karıştırıyormususnuz yazdıklarım yanlış anlaşılmasın kesmetepenin geçmiş tarihi ile ilgili daha geniş ve somut örneklerlen yazarsanız memnun oluruz teşekkürler.
    Yukarı Mail: memetkorkmaz27@hotmail.com 
     
    Mesaj Ekleyen:
    misak manusyan

    Yer:
    Kesmetepe

    Tarih:
    10 Kasım 2011, Perşembe 20:19

    Alıntı Yap: misak manusyan

    sevgili kesmetepeliler (mehmanlilar)
    öncelikle sunu belirteyim cok güzel bir köy olsa gerek. resimlerden ve dedemin anlattiklarindan cikardigim kadariyla.. sahsen ben hic görmedim o bölgeyi. ama umarimki tarihsel doku kadar insan dokusuda bir o kadar güzeldir. ben ermeni kökenliyim. benim atalarim o köylerden gelmisler.. tarih kisminda kurulusunu anlatirken bir takim carpitmalar var. köy ermeniler tarafindan kurulmus bir köydür. hani cok mu önemli kimlerin kurmus oldugu dersek eger tabiki bir yanilgiya düseriz. sizler artik o topraklarin parcasi olmussunuz. insan nerde gözünü acarsa evi orasidir. ama kabullenmek gerekirse kurucularina saygi göösterip anmak gerekir. ayrica mihman, mehman kürcede(zazaca diyaleginde) misafir demek, nivan(kurmanci) olararak gecer.. kürtler ve ermeniler ari irkina dayanirlar ve bu son sürecteki arastirmalar:(ingilterenin arastrimasi) erkeklerdeki xy kromozonlari üzerine yapilan bu arastirma ari irkindan olan Germanlarin avrupaya kuzey mezopotamyadan yani günümüz anadoludan gittiklerini tespit etmisler... demek istedigim sey kürtler ve ermeniler mezoptamyada her zaman beraber yasamis iki halktir. ikisinin dilide indogermandir. yani bu isim muhtemelen ermeni köyü ama isimi kürtler vermis. tarihte halklardan tutunda da sehirlere kadar isimlendirme komsu sehir, kömsu ülke isimlendirmistir. tip biir cocuga ismini kendisi degilde, anne-baba veya amca-dayi isim vermesi gibi.. ayriyeten benim arastirmalarima göre malatya akcadagdaki mihman köyü kürt alevi bir köydür..
    olma ihtimali söyle bekli su an kesmetepedekilerde sonradan yerlestirilen ailelerle karisip türkmen-ermeni (******kurtulan olmussa eger)-kürtlerden olusan melez bir köydür.. ne güzel hep söylemisiimdir melez olmak saf olmaktan cok daha iyidir diye..
    saygilar
    Yukarı  
     
    Mesaj Ekleyen:
    MEHMET KORKMAZ

    Yer:
    Gaziantep

    Tarih:
    10 Kasım 2011, Perşembe 12:09

    Alıntı Yap: MEHMET KORKMAZ

    KESMETEPE VE ÇEVRE KÖY VE BELDELERDEKİ TÜM İSLAM ALEMİNİN MÜBAREK KURBAN BAYRAMI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLAR, SAĞLIK VE MUTLULUKLAR DİLERİM
    Yukarı Mail: mehmetkorkmaz.27@hotmail.com 
     
    Mesaj Ekleyen:
    mustafa korkmaz

    Yer:
    Kesmetepe

    Tarih:
    29 Ağustos 2011, Pazartesi 21:12

    Alıntı Yap: mustafa korkmaz

    mustafa dogan kardesıme mesajı ııcn sıtte yonetımı olarak tesekkur edıyoruz.
    Yukarı Mail: kesmetepe@hotmail.co m 
     
    Mesaj Ekleyen:
    Mustafa DOĞAN (TUT)/ Fethiye MUĞLA

    Yer:
    Yurtiçi

    Tarih:
    29 Ağustos 2011, Pazartesi 20:47

    Alıntı Yap: Mustafa DOĞAN (TUT)/ Fethiye MUĞLA

    Öncelikle tüm islam aleminin ramazan bayramını kutluyorum. Bu sitenin hazırlanışında da emeği geçen herkesi tebriik ediyorum. Ve benimle paylaşan(36 yıllık Kardeşim M.KORMAZ'a )ayrıca   teşekkür ederim. Site içinde sosyal ve kültürel başlık altında Türk-Kürt kardeşliğinden bahsedilmiş. Bizde özellikle Adıyaman yöresinde hic ayrılmadık ki biz alevisi-sünnisi, Kürt'ü-Türkü ile. İnadına kardeşiz hepimiz bu ülkenin farklı rekleriyiz. Bu renk cümbüşü olmadan olmaz. Tüm dostlara selamlar. Tekrar iyi bayramlar Kesmete ve tüm adıyaman.
    Yukarı  
     
    Mesaj Ekleyen:
    Dede K0RKMAZ

    Yer:
    Gaziantep

    Tarih:
    28 Ağustos 2011, Pazar 22:37

    Alıntı Yap: Dede K0RKMAZ

    Tüm islam aleminin ve Kesmetepelilerin Ramazan Bayramını kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim.
    Yukarı Mail: dedekorkmaz02@hotmail.com 
     

    Toplam Kayıt Sayısı: 85 Toplam Sayfa Sayısı: 9
    [««] [«] 1. 2. 3. . . . 5. 6. 7. 8. 9. [»] [»»]