ANASAYFA BELDEMİZ CANLI YAYIN GALERİMİZ KURUMLAR NOSTALJİ TARİHÇE VİDEOLAR WEBMASTER
ZİYARETÇİ TRAFİĞİ
» Bugün Gelen 146
» Toplam Ziyaretçi 908631

KÖŞE YAZARLARIMIZ:

             
    
       Mehmet KORKMAZ
     MEHMANLI'YI ÖZLEDİM:
 

FOTO ALBÜM ARŞİVLERİ

MEZARLIK ZİYARETİ:

BEN ÇOCUKLUĞUMU BEN MEHMANLIYI ÖZLEDİM:

 

        Dünyanın sadece Mehmanlı olduğunu zannettiğim doğup, çocukluğumun geçtiği, toprakları özledim...Soğuk suyun sadece  Çatalbend suyu olarak bildiğim, Atgölü'nde yüzdüğüm, su değirmeninde un üğüttüğüm, çayda balık tuttuğum zamanı özledim.

        Mart,Nisan aylarında bağların budanıp çubukların sarılmasını, Nisan ayında ışkınların dallarından koparılıp ekşimsi ekşimsi yenmesini, 23 Nisan'da hepbirlikte Tavaş'a gidilip imece usulü etli pilavın; Bekçi Vakkas dayının kontrolünde yenilmesini, güreşlerin tutulmasını, Çelem Emre'nin güreş tutuşunu özledim. Harıkların temizlenmesi için Çelem Ziyaretinden Tavaş'a kadar ; Kemal Emminin, Vakkas Dayının, Hüseyin Kirvenin, Omar Abinin, Battal Abinin kürekleriyle bellemesini, açılmasını, öğlen azıklarında bir kurusoğan ile birkaç bazlamanın diz üzerinde yenmesini özledim,

       Mayıs aylarında fıstıkların bağların yemyeşil oluşunu, köklerinin eşilmesiniı, otlarının alınmasını, hele oğlak ve kuzularımızı yaydığımız gündüzlerini özledim..., Kuzuları emzirdiğimiz geceleri.., eşeklerin, ineklerin çayırda, bayırda yayılması için Güneş doğmadan önce meydan yerinde toplanmasını özledim.Koyunların, kuzuların, oğlakların meleşmesini, tepinmelerini, Bahar ayında her yerin yem yeşil oluşunu, buğday tarlalarının rengarenk çiçekçi dükkanı gibi olduğu Mehmanlı'yı ben köyümü özledim.

         Haziran ayında mercimeklerin, nohudun, küşnenin yolunmasını, biçerler zamanı hayvanların yemi için sapın toplanmasını.. samanın samanlığa konulmasını, özledim. Peygamber üzümlerinin olgunlaşmasını , hele köye kamyonların kasalarla gelişini, bir kamyon üzümü 25-30 kişinin kesmesini, kasalara dizilmesini, saat 11-12 gibi eşkili yemeğiyle, bulgur pilavının yenmesini özledim.Eşeklerin üzerinde tenekelerle suların bağlara getirilmesini, gelen o suyun kana kana içilmesini, saat 17-18 gibi evlere gidilip, bulursak birkaç bardak çay içilmesini özledim. Akşamları pilli radyodan haberleri dinlemeyi... Yaşlı köylülerin evlere gelip günde 3, 5 kız ile erkeği evlendirmelerini, geçmiş hikayelerini anlatmalarını.., birisi su istediğinde, ayaklarımızın bağının çözüldüğünü, kardeşlerimle bir birimizin yüzüne baktığımızı..., çünkü bir hangil suyun 5 dakikada biteceğini, suyunda çeşmeden, pınardan eşek sırtından veya tenekelerden getirildiğini.., borular patladığında Tavaş'ta veya çayda su getirildiğini özledim. Öğlen herkesin dinlendiğini, gölgede rahmetlik Haci Bozköse'nin hikayelerini.., anlatırken her söylediğinde birtaşı bir gediğe yerleştirdiğini.., bazılarının yere baktığını.., bazılarınında güldüğünü, orasının Mehmanlı olduğunu özledim.

Temmuz,Ağustos aylarında Güneşin en yakıcı olduğu gündüzleri... , ya geceleri damdan yatmamı, sivri sinekleri, üvezlerin ısırmalarını, köpeklerin havlamasını, yatarken yıldızları saymamı, ayın yürümesini.., sabah namazında hocanın güzel sesini.. mevsimlerin riyasızlığını, ayların yalansızlığını..., Yazın sıcaklığını.. , Kışın ise ciğerlerime kadar üşüdüğümü özledim,

Hele para yerine buğdayın, pamuğun geçtiği dükkanları.., karşılığında piskivi ile lokumun, sucuğun alındığını, çocukların buğday arpa kömmesi yanında sıraya geçmelerini.., manav yerine, bostanlıkların olduğunu, birkaç mişmiş ağacını, Aliağanın, Paşoların tutlarını özledim. özlediğim yerin benim köyüm olduğunu özledim.

Pamukların toplandığını, gençlerin düğünlerinin yapıldığı, Hacı Dayı'nın güzel ve yanık oyun havalarını, geceleri ateş etrafında sin sinilerin oynandığı, ateş yakmak için dağda çalıların getirilişini.. , Son baharın tozlu havalarını.., damda yatarken aniden bastıran yağmurları, Kışın ise siviklerden yere kadar, buz tuttuğunu, 1-2 metre kar yağdığını, ineklerin, davarların ahırda çıkamadıklarını.., çeşmeden su getirmek için köylülerin küreklerle karları temizleyerek yol açtıklarını, Körpınarın, Dereyurdun, sularının patlamasını, Çağarada, Haziran ayına kadar suyun aktığını, enbüyük gölün, Arapköyün yanındaki göl olduğunu bildiğim yerleri özledim, ben köyümü ben Mehmanlıyı özledim.

Abuzerin kamyonunu, Mustonun otobüsünü, Sabah Namazında şehirde işleri olanları Antep'e, Besni'ye taşıyan insanları.., ikindinden sonra ellerinde birkaç somun ekmekle gelişlerini.., birer parça verildiğinde buram, buram kokan ekmek kokusunu özledim.

Benim için anlatılmaz bir güzelliği var oraların.., kelimeler yetmez, ifadelerde yetersiz kalırım, anlatamam ki, ifade edemem ki onları, yazamam ki kağıda.., işte onlar aklıma geldiğinde dalar giderim 40 yıl öncesine, ben köyümü ben mehmanlıyı özledim.yaşadıklarımı çocuklarıma anlattığımda...; ders çalışırken gaz lambasının sisli puslu, ışığında gözümün yazıyı görmediğini, söylediğimde, baba diyor ne romantikmişsiniz siz neden lambaları yakmazdınızki dye soruyor bana? anlamıyor ki babasını, okula bir pantolan, bir gömlekle gittiğini, ayağımda lastik ayakkabı, dizime kadar bata kalka okumaya Keysuna gittiğimi, işte benim çocuğum işte benim özlediğim anılarım, işte ben bunları, ben köyümü özledim. 5 yaşında ölen anamı, hiç uyumadan yorulmadan koşuşturan bulamayı çorbayı pişiren, keçileri sağmak için Çelem ziyaretine kadar giden ellerinde 2 hangil süt ile akşama doğru eve gelen Fatoanamı, Temmuz, Ağustos aylarında üzüm kesip kurutan, o durumdada üç ayları tutan, istirahat halinde ise Güneşin altında dinlenen Mulla Dedemi, Sağıraliyi, Battal Osmanı, Esefi, Eğitmeni, Cinosmanı, Keklikemmiyi, Dükkancı Memedi, Muhtar Mahmut'u Karınınoğlu Mamet Dayı'yı, Mevludoyu, Koşumaliyi, Hacıhasanı, Lallıkyusufu, Kekeçhalloyu, Arabacı İbrahimi, Efendiyi, Genç yaşta ölen Paşşoyu, Müdoroyu, analarımızı, bacılarımızı, delilerimizi, efendilerimizi, ismini yazamadığım binleri, hepisini, geçmişimi, hayallerimi, yalnızlığımı, çocukluğumu, kısacası, benkendimi, arkadaşlarımı yani ben köyümü, ben Mehmanlıyı özledim.

İşte binde birini yazdıklarım.. hayalimde kalacak! bir daha geçmişe dönemeyeceğimi biliyorum.., şimdiki yaşantım daha iyi olabilir, altımda araba, her öğünde birkaç çeşit yemek sonunda meyve veya tatlı yiyiyor olabilirim. ama bütün bunlara rağmen yinede çocukluğum, geçmişim, geliyor aklıma.., geleceğimin iyi olabilmesi içinde gerçek olan bugünü yaşaya bildiğim kadar yaşamalıyım bu günleri. İşte ben buyum, işte ben köyümü ben yaşadıklarımı Mehmanlıyı özledim.

 
Beldemiz Sevdalısı, Mehmet KORKMAZ köyümüz için derlemiş olduğu yazıları tarih sıralamasına göre aşağıdadır.Lütfen okumak istediğiniz metnin üzerine tıklayınız..
BELDEMİZİN TANITIMI:               Kasım 2011
  
 
KEYSUN OVASI YOL SORUNU: Eylül 2011
 

SİTE İÇİNDE ARAMA:


Gelişmiş Arama

KESMETEPE'DE HAVA

 GAZIANTEP

ANKET

Websayfamızın haber güncelliğini değerlendir.





Tüm Anketler

DÜĞÜN NİŞAN ALBÜMLERİ