ANASAYFA BELDEMİZ CANLI YAYIN GALERİMİZ KURUMLAR NOSTALJİ TARİHÇE VİDEOLAR WEBMASTER
ZİYARETÇİ TRAFİĞİ
» Bugün Gelen 15
» Toplam Ziyaretçi 908500

KÖŞE YAZARLARIMIZ:

             
    
       Mehmet KORKMAZ
     MEHMANLI'YI ÖZLEDİM:
 

FOTO ALBÜM ARŞİVLERİ

MEZARLIK ZİYARETİ:

BELDEMİZİ BİRDE BENDEN DİNLEYİN:

 

 

            Kesmetepe eski adı “Mehmanlı” bu ad Misafir seven anlamına gelen ''Mihman'' kelimesinden türemiştir. Belde Adıyaman İlinin güneybatısında olup yaklaşık 75 km, Besni ilçe merkezinin güneyinde olup kuş uçumu 12-15 km, karayolu ile iki yoldan gidilmekte, 35.km'lik mesafede bulunmaktadır.İlk kuruluşunda 10-15 hane olduğu rivayet edilen beldemiz, bugün yaklaşık olarak 700 hane ile  büyük yerleşim birimi olma özelliği gösterir. Ayrıca beldemiz 1992 yılında  İncearaplar köyü ve  doğusundaki Çakmak mezrası ile  birleşerek Belediye olmuş ve Besni İlçesinin sayılı beldeleri arasına girmiştir.

 

TARİHÇESİ   : Beldemizin tarihi M.Ö Romalılar dönemine kadar uzandığını, bu döneme ait yerleşim yerlerinin kalıntılarına benzer, beldenin çeşitli yerlerinde; 10 larca yerleşim yeri olarak kullanılan mağara, ibadethane ve mezarlıklar bulunmaktadır, günümüzde bu yerlerin büyük çoğunluğu bilinçsizce kapatılmış veya  tuvalet çukuru yapılmıştır, Kesme olarak bilinen mevkiide 10 metre kadar yerin altında büyük bir olasılıkla ibadet olarak kullanılan 100 metrekare içinde dörtköşe, muhtemelen mezar veya ibadethane olarak kullanılan bir yapı vardır, buna benzer yerlere beldenin birçok yerinde rastlanmaktadır. Beldenin doğusunda Yaklaşık 1 km uzaklıkta Çatalmağara M.Ö 4000 yıllarına uzanan tarihi geçmişi olan, 20 yıl  öncesine kadar içerisindeki duvarda kadın heykeli ve resimleri vardı, bu yerin güneydoğusunda yaklaşık 1,5 uzaklıkta 500 - 700 metrekare alan kaplayan Büyükmağara diye bilinen mağara bulunmaktadır, rivayetlere göre  bu mağaradan yer altı dehlizinden Antep e kadar gidildiği söylenmekte, halen bu yerler hayvancılıkla uğraşanlar tarafından, ahır olarak kullanılmaktadır, beldenin batısında ise İncearaplar Tepecikmevkiinde Roma devrine ait birçok yazılı tarihi anıt mezar, yerleşim yerleri kalıntıları bulunmaktadır, Beldenin doğusunda yaklaşık 3 km uzaklıkta ise Kesmetepe, Çakırhüyük beldeleri ile birçok köyün içme suyunun karşılandığı Tavaş Su gözü bulunmaktadır.   Keysun ovasının büyük bir kısmı ise sulama olarak buradan karşılanmaktadır. Keysun çayının ana gözü burasıdır. 30-40 yıl öncesine kadar bu çay üzerinde 4-5 yerde su değirmeninde tüm köyler buğdaylarını öğütürdü, çayda balık tutulur yaz aylarında ise serinlemek için suya girilir ve yüzülürdü, çay etrafında kavak bahçeleri ile çeşitli ağaçlar yetiştirilirdi, şuan için tavaş höyüğü sit alanı yapılarak özellikle yaz aylarında çevre illerde ve yurt dışında bulunan insanlarımız buraya gelerek piknik yapmaktalarlar. kısacası beldenin  tarih kokan bu yerler define avcıları tarafından tahrip edilmiştir. Tarihi ve doğal zenginlikler yerel ve diğer yöneticiler tarafından araştırma yapılarak turizme kazandırılmayı bekliyor.

            Bu yerleşim yerinde daha önceden Ermenilerin yaşadığını söylerler, belli bir süre boş kalmıştır, eski tapu kayıtlarında (modros) ermeni isimlerine rastlanmaktadır. 300 yıl önce  Musul Telafer Bayatları olan Bayat Türkmen aşiretlerinden olup göçebe olarak yaşayanlar Malatya İli, Akçadağ İlçesine bir kısmına daha sonraları ise bu aşiretten ayrılanlar 200-250 yıl önce gelerek yazları yaylalara, kışları ise  beldemize yerleşmişlerdir. bu insanların torunları olanlar Mametkialar olarak bilinen Şahin, Emre, Koca, Taş, Karakuş aileleri daha sonraları ise Mamethalla yurdunda bulunan Karagüllelerden Topalosman Korkmaz aileleri gelerek yerleşik hayata geçmişlerdir, İncearaplara ise  TÜRK-KÜRT kültürünü yaşayan Bayat aşiretine mensup Sünni ve Bektaşi İslam inanışına mensup olan aşiret mensupları bulunmaktadır. Çakmak ta ise 30-40 yıl öncesine kadar yazları yaylalara çıkan kışları çakmak a dönen göçebe hayatı yaşayan hayvancılıkla uğraşan şimdi ise yerleşik hayata geçerek hayvancılık ve tarımla uğraşan aşiret mensuplarımız vardır. Dolayısı ile beldede yaşayan insanlar bir birleri ile akrabalık bağları vardır.

 

DİL VE KONUŞMA LEHÇELERİ    : Beldede yaşayanlar Türkçe konuşurlar incearaplar ve çakmakta ise Türkçe ve Kürtçe konuşulur,  lehçe ve ağızdaki eski Türkçe hala konuşma dili olarak konuşulur Çiviye-mıh, Merdivene-süllüm, , Köpeğe-İt- çomar, kediye-pissik, Kuşa-cücük, susama-küncü vs.. geçen sene-giden yıl-bıldır, gel barabar yiyelim, tuz ekmek olsun vb…” kelimelere benzer kelime ve cümleler hala kullanılmakta bu konuşma dilindende atalarımızın Türkmen oldukların göstergesidir. Bu gelenek ve göreneklerde de aynı birliktelik görülmektedir.

 

BELDEDEKİ GELENEK VE GÖRENEKLER        : Beldemiz kültürü ise eski Türkmen kültürü mevcuttur bunlar düğünlerimiz, türkülerimiz, oyunlarımız yemeklerimiz de görülmektedir. Evliliklerde daha önceleri yakın akraba evlilikleri veya görücü usulüyle evlilikler olurdu düğünler 3-4 gün sürer yakın akrabalar ve çevrede tanıdıklarına  (DÜRÜ) diye gömlek elbiselik veya buna benzer bir şeyler gönderilerek  davet edilirlerdi, düğünler genelde Cuma günü gelir, Pazar günü gelin atla evden çıkarılır, düğün sonunda gelen misafirler ŞABA diye çağrılarak düğün sahibine para ve altın yardımı yapılırdı, bir gün sonrada çok yakın dost ve akrabalar gelin yüzü görmeye diye gidilerek düğünde kesilen hayvanlardan KELEPACA yapılarak ikram edilirdi, eskiden düğünlerde ve gösterilerde TURA diye bilinen oyun oynanırmış, buradaki erkekler 2 ye ayrılarak 40-50 metre mesafeye gidilip sıraya dizilerek, SAMBAĞI deniler elden örülme kalın sicimlerle rakip oyuncunun sırtına ABA giydirilerek sırta vurulurmuş dayağa dayanamayanlar, yere yatar oyundan çıktığını belirtirmiş böylece tüm sıradaki rakip oyuncular birbirlerinin sırtına vururlarmış, ata binmeler, dana güreştirmesi, it boğuşturması sıkca yapılan oyunlardır. Kadınlar erkekler ayrı, ayrı yöresel oyunları oynarlardı, Haci Bosköse nin zurna sesi dillere destandır, çevredeki çalgıcılar ondan eğitim alırlardı, kıssadan hisse hikayeleri ise hala torunların dillerindendir, ayrıca düğünlerde geceleri meydanda ateş yakılır, erkekler özellikle oynamasını bilen gençler ateş etrafında SİNSİNİ diye oyun oynanır ateş üzerinden atlanarak oyuncular diğer rakip oyuncuya yakalanmamak için koşarlardı, buna benzer birçok oyun oynanırdı, günümüzde ise düğünler sade orkestra eşliğinde bir gün veya 2 gün yapılmakta oyunlar oynanmakta kına gecesi düzenlenmekte, beldede özellikle dini bayramlarda ramazan bayramından önce hazırlıklar yapılır pekmez ve nişastadan hamur hazırlanır, ateş yakılır, etrafına düzgün saylak denilen ince taşlar ısıtılarak hazırlanan hamur ve kılor harcıyla şimdiki adıyla köy kahkesi pişirilerek ramazan bayramında gelen misafirlere ikram edilir, ramazan ve kurban bayramlarında özellikle çocuklara yeni elbiseler alınır veya temizlenir, erkenden kalkılarak bayram namazı için camiye gidilir, camiden sonra hep birlikte mezarlığa gidilerek ölen insanların ruhuna kuran okunur dua edilir orada tüm cemaat sıraya dizilerek bayramlaşır. Cenazelerimizde ise beldede yaşayan insanlar o gün için işe gitmezler defin için mezarlığa gidilir, mezarlıktan sonra ise cenaze evine gidilerek taziyelerini bildirirler, bazen bu birkaç günde bir gidilerek acılar paylaşılır, daha sonraları ise ilk bayramda tekrar taziye yerine gidilerek saygılarını belirtirler. Ayrıca eskiden çocuklar arasında özellikle yaz aylarında taş ısıtılarak uzaklara atılır, taşı bulan galip sayılır, tavukları ve küçükbaş hayvanların bacak ve diz altlarında çıkarılan kemik ile AŞIK (zar atılarak) denilen oyun oynanarak kaybeden orada bulunanlara bir şeyler yedirirdi, çocuklar ise 40, 50 cm düz değneklerle HILÇ denilen sopa ile yumuşak toprak veya zibil üzerinde sopaları yere düşüren galip gelir ve o sopayı alırdı, sert ve renkli taşlardan yuvarlaklaştırılarak misket haline getirilen GÜLLE işaret parmağı ve diğer parmak yan yana getirilip duran gülleye vurulmaya çalışır sayı yapılır veya eşilen çukura düşürülerek oyun bitirilirdi çukura düşen taş yenik sayılırdı. Milli bayramlarda olan 23 Nisan Çocuk  Bayramında ise çevredeki tüm belde ve köyler TAVAŞ ta sabah erkenden toplanılır, öğrenciler şiir okur, oyunlar oynar, gençler bir birleri ile güreşerek kendilerini kanıtlarlardı, güreşi yenen genç bir sonraki bayrama kadar konuşulu, o kişinin güreş oyunları ve gücü anlatılırdı, ayrıca her köy veya okul imece usulü ile  birkaç hayvan keserek etli pilav yapılır, orada bulunan insanlar hep birlikte öğlen yemeği yerlerdi 23 Nisan günü panayır halinde yapılırdı. Özellikle bahar ayında öğrenciler yakında bulunan mağara ve dağlara geziler düzenlenirdi,

 

TARIM, HAYVANCILIK VE SANAYİİ        : 25 yıl öncesine kadar beldemizde 1500-2000 dönüm bağcılık yapılırdı, özellikle Besni üzümü belde bağlarında yetiştirilir, günde 9-10 kamyon yaş üzümü yurdun çeşitli yerlerine gönderirlerdi, kurusunu ise özenle keserek bağın çubuğu yakılarak külü ve patos denilen kimyasal madde suyu hazırlanır ve yağlama yapılarak kurutulup parmak, parmak Besni Kuru üzümü tonlarca yapılırdı bunuda ülkenin çeşitli yerlerinde kuruyemişçilerde satılırdı maalesef bu bağlar 1980 yıllarında kanser diye çıkan bir hastalıkta birkaç yılda tüm bağlar kurudu şuanda birkaç dönüm hariç üzüm bağı kalmadı, bunun yanında üzüm işerisnde KIRMA PESTİL yapılır uzun kış geceleri yenilirdi. bağ yerleri bozularak buğday ve pamuk ekimine dönüştürüldü, hale antepfıstığı yetiştirilmekte olup sulu ve düz olan arazilerde ise modern tarım ile pamuk, mısır, buğday arpa gibi ürünler geleneksel tarımdan, modern tarıma geçiş görülmektedir. Sebze ve meyveler genelde kendine yetecek kadar yetiştirilir, Maraş biberi ve salçalık biber ise yetiştirilerek çevre il ve ilçelere gönderilir.

            Hayvancılıkta ise halkın %10 geçimini küçük baş hayvancılığı yaparak sağlamakta bunlar maalesef belde içinde ahırlar yapılarak pekde sağlıklı olmayan şekilde günümüz besiciliği yapar durumdalar.

            Belde halkına hedefi gösterdiğinde; ışığı görmek için çabalayan ve müteşebbis gücü olan insanlardır, kooperatifçiliğe örnek 1970 li yıllarda yaklaşık 300 ortak birleşerek çevremizde yetişen kütlü pamuğun işlenmesi için günlük 30 ton kapasiteli fabrika kurarak faaliyete geçirmişlerdir, bu durum beldemizin yıllarca önce, sanayinin köylere girmesine örnek olmuştur. 

 

 

 

 

 

 

 

 

KÜLTÜR, ULAŞIM, EĞİTİM VE SOSYAL YAŞAM                     : Türk-Kürt kardeşliğinin en güzel örneklerinin yaşandığı  beldemiz halkının çoğunluğu Türkçe Konuşmaktadır. Bazı mahallelerimizde Kürtçe de  yer, yer konuşulmakta, halkımız gelenek ve göreneklerine bağlıdır. Beldemiz İncearaplar Mahallesinde büyük bir bölümü alevi-bektaşi  kültürü görülmektedir alevi ve Sünni kültürü bir birini tamamlamaktadır.

            Beldemiz Besni nin güneyinde olup kuş uçumu yaklaşık 12-15 km dir. Kara yolu ile Köseceli üzerinde gidildiğinde 35 km, Üçgöz üzerinde gidildiğinde 27 km, Adıyamanın güney batısında olup yaklaşık 75 km uzaklıkta, Güneyinde 600 metre yakınında ileride dağlar,   diğer yerleri ovada olan tepecik üzerine kurulmuş,  Gaziantep in ise Güneydoğusunda olup 90 km uzaklıktadır. Gaziantep ve Besni ye günde 5-6 kez dolmuş seferi yapılmaktadır.

            Beldemizde tüm sosyal ihtayaçların  hepsi karşılanır.Beldemizde: 10 tane bakkal dükkanı,3  kıraathane,2 brikethane,3 çırçır fabrikası,1 petrol akaryakıt istasyonu,2 tane  demirdoğrama atölyesi, 1 tane mobilyacı,2 tane kasap ve 2 tane de fırın bulunmaktadır.

            Beldemizde eğitim cumhuriyetin kuruluş yıllarına kadar uzanmaktadır ilk önce beldemize 1,5 km uzaklıkta olan keysun (çakırhüyük) a gidilip, eğitim alınırmış, beldeye ilk olarak 26 haneli mezra görünümünde iken 1939 yılının Kasım ayında Köy Enstitüsünde mezun olan Eğitimci Mehmet ÜLGER eğitmen olarak atanmış köyümüzün eğitim mimarı olarak hala anlatılmaktadır. Bu kişinin gayretleri ile Atatürk ün veciz sözlerinde anlattığı ''Türk köylüsü, Türk Milletinin efendisidir'' sözüne layık etmeye çalışmıştır, onun ektiği tohumlar, 1995-1999 yılları arasında Celal TOPKAN ı Adıyaman Millet Vekili seçtirerek TBMM göndermiş, bunun yanında onlarca öğretmen doktor, avukat savcı ve diğer mesleklerden memur çıkararak halkına hizmet etmektedirler, Bu gün ise beldemizde Kesmetepe İlköğretim Okulu 3, İncearaplar İlköğretim Okulu 1, Çakmak İlköğretim Okulu olmak üzere 5 ayrı binada, 11 derslikte çağdaş eğitim verilmekte, bu derslikler öğrencilerimize  yetersiz olduğu görülmektedir.  

            Beldede bir sağlık ocağı olup 1 doktor ile halka sağlık hizmeti sunmaktadır. Beldede Kesmetepe Camii, İncearaplar Camii ve Çakmak Camii olmak üzere 3 camii bulunmaktadır. Beldedeki insanlara bu gün için bir mum ışığı gösterilse halk bu mum ışığını güneş ışığına çevirecek kabiliyet ve istek olduğu görülmekte en kıssa zaman da daha güzel işler yaparak özellikle çevremize örnek olacak halkı vardır. 

Beldemiz Sevdalısı, Mehmet KORKMAZ köyümüz için derlemiş olduğu diğer yazılar tarih sıralamasına göre aşağıdadır.Lütfen okumak istediğiniz metnin üzerine tıklayınız..
BELDEMİZİN TANITIMI:                Kasım 2011
KEYSUN OVASI YOL SORUNU: Eylül 2011

SİTE İÇİNDE ARAMA:


Gelişmiş Arama

KESMETEPE'DE HAVA

 GAZIANTEP

ANKET

Websayfamızın haber güncelliğini değerlendir.





Tüm Anketler

DÜĞÜN NİŞAN ALBÜMLERİ